Edibe Yazar
Sorun dini yaşayamakta değil, ABD ye verilen sözlerin tutulma savaşı..
Sorun dini yaşayamakta değil, ABD ye verilen sözlerin tutulma savaşı..
Ülkemizde uzun zamandır bence gereksiz bir çatışma , kutuplaşma yaşanmaktadır , Ülkemize zarar veren bu çatışmada sanırım en önemli engel iletişim sorunu.. Buna ışık tutmak adına islamı kesimden birisi ile yapmış olduğum karşılıklı söyleşiyi, tamamen art niyetsiz anlaşılmak ve anlatabilmek adına aktaracağım.
************
Ben yinede seni seviyorum bu ülke hepimize yeter, yeter ki on yargılardan kurtulmak nasip olsun on yargılar sizin gibilerde ters reaksiyon yapıyor, olmadık kâbuslar görüyorsunuz gösteriyorlar sizlerde inanıyorsunuz merak etme senin yasam kalitene dokunulmaz dokunmayacağız, sen yine ramazan dışında diskona barına meyhanene tavernana git eğlenceni yap dans et müzik dinle demlen kesinlikle ve kesinlikle senin çağdaş yasam dediğin bu yasadığın dünya hayatini elinden alacak giderecek bir düşünce ve niyet içinde değiliz biz&
sadece bizim gibilerinde bu ülkede yasadığını ve Din'i İslami teamüllerin devletin her kesiminde özgürce yaşandığı bir ülke olmasını arzuluyoruz. Yani Kamusallıkmış mamusallikmis vız gelir tırıs gider. diyorsunuz...
Şimdi sorularıma yanıt istiyorum.
Ramazanda oruç tutana, tutma diyen varmı bu ülkede.
Ramazan ayında çalışma saatlerinde ayarlama yapılıyordu.
Ramazan ayında akşamları kamu kurumlarında iftar yemeği çıkarılıyordu.
Akşamları teravi namazı kılınıyordu.
TV lerde evlerde mukabele ve cüz okunuyordu.
TV de iftar ve sahur programları yapılıyordu, toplu iftar yemekleri veriliyordu.
Bayram tatili, hep birlikte kutlanmıyor mu?
Resmi kurumalarda, cuma namazına gitmek isteyenlere engel olunuyor mu?
Öyle tatilinde camiye gidip namaz kılmak isteyene karışan var mı?
Evde bulunulan saatlerde, ibadetle geçirilecek saatlere bir sınırlama var mı? Camiye gidilmesine bir engel var mı?
Evlerde mukabele ve mevlüt utulmasına Sünnette düğünde doğumda, bir engel var mı?
Kutsal gecelerde TV ve radyolarda dualar okunup namazlar kılınmıyor mu, engel olan var mı?
Günlük yaşamda sabah neden erken kalktın namaz kıldın. Öğle tabilinde, akşam ve yatsı saatleri bir ülkemizde çalışma saatleri bellidir. Engel olan var mı?
Hacca. Umreye gitmek isteyene, Arabistan'ın kotası dâhilinde, engel olan var mı?
Kurban bayramında kurban keseme karışan vardı(daha düzenli yapılmalı demenin dışında)
kelimei şahadet getirmeye, zekât vermeye fitre vermeye bir engel var mı?
Kul hakkı yememek, fitne, faset, iftira, hırsızlık, ahlaksızlık, dolandırıcılık kanunlarımızda serbest mi bırakılmıştır.
Muhtaç olana, ecz içinde olana yardım etmek kanunlarımızda yasak mıdır?
İnsanların günlük yaşamında giyimine kuşamına karışan var mı?
İnsanların kuran öğrenmesine, elbette ki çalışma saatleri dışında okumasına engel var mı?
Dua edeni ayıplayan gördünüz mü?
Şimdi bana dürüstçe yanıt vermenizi istiyorum.
Dinimi yaşayamıyorum diyenler ne kadar samimidir sözlerinde.
DÜN Merve kavakçı olayını yaşatan bu ülkeye nazlı ılıcaktır yasalar belli olduğu halde koluna girerek meclise getirmiştir. Buna tepkilerin olacağını bilmektedir.
Şimdi sıkı durun.
Bir hükümet yetkilisi ile türban konusunu konuştum. Ne dedi biliyormuşsunuz (Allah hakkı için yalan değil)
Konuyu bir şekilde halettiler, çok önemli değil, Peruk takıyorlar vs.
Böyle diyenler bunu ikide bir siyaset unsuru olmaktan da kaçınmıyorlar.
Allah'ın Emirlerinin uğramadığı geçmediği islemediği iğne ucu kadar bir dünya alanı yoktur diye inanıyoruz. Tuvalete bile girme adabını dizayn etmiş bir dinin salikleriyiz. Temizlik normlarını düzenlemiş inancın inanırlarıyız,diyorsunuz....
Kanunlarımızda yâda günlük yaşamda temizliğinize engel bir hususmu var.
Allah'a kulum etmenin faziletinin ve gerekliliğinin olduğunu emreden Allah'ın inanırlarıyız. O yüzden Dünya ayrı Ahi ret ayrı diyicilerden farklıyız yani sizden farklıyız. Dünya ahir etin tarlasıdır diyicilerdeniz. Bu dünyada Allah Rızası için atılan bir adimin ötelerde kat ve kat karşılığının olduğuna inananlardanız. u dünya Laiklik diye tepinmeler için kurulmadı.diyorsunuz...
Bizler Dünya ayrı ahiren ayrı demiyoruz. Ama dinin şekilden ibaret olmadığını vatan millet huzur ve çıkarlarınızda bir ibadet olduğunu düşünüyoruz. Hiç ölmeyecekmişsin gibi bu günü yaşa, yarın ölecekmişsin gibide ahireti düşün diyenlerdeniz.
Zerre kadar şer zerre kadar hayrın dengeleri nasıl değiştirdiğini de bilenleriz.
Sizin anlamadığınız laikliğin dinsizlik olmadığıdır. Ülkemizde her inanıştan insan var. Huzur istiyorsak kanunlar karşısında insanları dini inançlarına göre yargılanmaması farklı muamele görmemesi Kimsenin dini inançmları nedeniyle bir başkasına baskı uygulayamayacağıdır. Zira hiçbir inanç yürekten zorla sağlanamaz. İnanç allarla kul arasındadır. Allaha teala HZ Muhammedi bile sen benim emirlerimi aktarmakla yükümlüsün demiştir. İslamiyet'te zorlama yoktur. Dayatarak ancak insanları dininden imanından eder, İslami sevimsizleştirirsiniz. Allah ve HZ Muhammet ne demiştir kolayınıza geleni okuyun, zorlaştırmayın. Siz davranışlarınızla insanları rahatsız ediyorsunuz.
Fani yok olacak gidecek kaybolacak mevhumlar için kendini parçaladığın yetmez mi? Girip gideceğimiz 1 metre derinlikte ki mezar yeri değil mi? Orda kabirde Munker ve Nekir melekleri geldiginde dunya hayatini ne sekilde yasadin neler yaptin neler yapmadin sana soracagiz sende bir bir cvp vereceksin ddiyeceklerine inananlardaniz. diyorsunuz...
Ben ahietede, kabirede inanıyorum. Ama bunun benim Allahla aramdaki özel meselem olduğunu düşünüyorum. Şunu da biliyorumki.
Ömür boyu ibadet edersin ama öyle bir günah işlersin ki bütün ibadetin boşa gider.
Ben sadece iyi bir insan olmaya ve kul hakkı ile öteki dünyaya gitmemeye çalışıyorum. Diğer eksiklerimse Allahla benim aramda.
bu ülkeyi hepimiz seviyoruz. Ama Bu ülkenin çoğunluğunu oluşturan Müslümanlara yapılan ezalara ve cefalarda katlanamıyoruz. Diyorsunuz...
Allah aşkına siz başka dünyada mı, ülkede mi yaşıyorsunuz. Ne ezası ne cefası.
Lütfen ben Müslüman bir aileden geliyorum. İslami geleneklere yabancı değilim. İlk kuran okumayı babamdan öğrendim. Avımızda namazda kılınırdı. Çocukluğumdan beri oruçta tutarım. Mukabelede okuturduk. Bu güne kadar en ufak bir rahatsız olacağımız davranışla karşılaşmadık. Ben bir eza cefa görmedik. Neden bunu yaptığınızı, böyle konuştuğunuzu gerçekten anlamıyorum.
Sizler ne yapmaya çalışıyorsunuz.
Resmi kurumlarda da çalıştım. Ramazanlarda insanlar erken çıkardı yâda iftar yemekleri çıkardı. Cuma günleri dairelerde erkek arkadaşlarımız kalmazdı namaza giderdi.
Kutsal gecelerde simit vs dağıtılırdı.
Dini bayramlar hep birlikte kutlanır.
Bu güne kadar kimsenin başındaki örtünün çekilip alındığını yâda ibadet edenin dövüldüğünü, horlandığını yâda polisin copladığını görmedim.
Gerçekten siz bu ülkeye ne yapmaya çalışıyorsunuz.
Bu yasakları savunanlara kizsakta hiç bir zaman INTIKAM duyguları ile hareket edicilerden değiliz. Bugün bana yârin sana diyicilerden hiç değiliz. Ama sunu iyi bilir ve inanırız ki, Zalimin Zulmü ebedi değildir. Ama bugün ama yârin bu zulüm son bulacaktır. BU tepinenin yasakçılar Din düşmanları elbette varıp varacakları yer Allah'ın c.c. huzuru olacaktır. İntikam alıcıların en büyüğü olan Allah'a bu mazlum bu masum bu hosgrulu ve sabırlı millet bu hakkin kullanımını Allah'a bırakmıştır. Allah c.c. adildir çünkü Rahman ve rahimdir. ( iyilerde kotulerede merhamet eder / Müminlere karsı merhametlidir.) diyorsunuz...
Dış güçlerin ülkemizi bölmek adına din, dil ırk konuların kullanarak kışkırtma yarattığını, amacının ülkede kutuplaşma yaratarak kalkınmayı ve güçlü bir Türkiye yaratılmasına engel olmak olduğunu görmüyormuşsunuz.
Neden onların ekmeğine yağ sürüyorsunuz, Neden insanları parça edecek davranışları körüklüyorsunuz.
Herkesin günahı da sevabı da kendine, Aklı var fikri var. CD leb var kitaplar var. İsteyen açar okur görür inanır yara inanmaz. Neden insanlarla uğraşıyorsunuz.
Etrafınıza bakın. Dini alet eden bazı kişilerin nasıl iğrençlikler sergilediğini görmüyormuşsunuz.
AK parti ile bu anlattıklarımın ne alakası var diyebilirsin. Aslında AK parti, benim gibi düşünenlerin düşüncesinden müteşekkil insanlardan muteseskkil olunduğuna inanıldığı için büyük bir mazhariyete nail olmuştur. Sözlerimi tercüme etmem gerekirse, Ben AK parti idarecilerine baktığımda kendim gibi bireyler görüyorum, benim üzüldüğüme üzülen benim kızdığıma kızan, benim inandığım şekilde inanan benim yasayış tarzımla yasayan insanları görüyorum. Yani ben kendim gibi insanları o partide o siyasal oluşumda görüyorum. Ben burjuva eliftik çağdaşlık budalası modernlik saplantılı politikacılardan bıktım usandım. Beni varlığımla yasayış tarzımla inanış kimliğimle beni temsil edecek politikacıları istiyorum ve bunları Ak partide olduğunu görüyorum. Ha nasıl inanıyorsun ne yaptilarda inanıyorsun.diyorsunuz....
Demekti siz de şirketlerin, bankaların, toprakların tümüyle yabancılara satılmasını, yapılan gizli anlaşmaları, hoş görüyor öyle olması gerektiğini düşünüyorsunuz. AB Nil her istediğine pakı denmesini, AB uyum yasalarının ülkemize faydası olmasa da onlar istediler diye çıkarılmasını olumlu karşılıyorsunuz.
Poya sayın, şehitle kelle denmesi de hoşunuza gidiyor. RTE nin BOP eş başkanı olması, Türkiye'nin federasyonlara ayrılması sizi ilgilendirmiyor.
Petrol yasası ile mili kaynaklarımızın yabancıların eline verilmesini, hatta su kanalizasyona varana kadar doğudaki ihalelerin yabancımlar tarafından yapılmasını, Suriye sınırındaki petrol ve altın rezervlerinin İsrail 49 yılığına tarım yapma bahanesi ile kiralanması teşebbüsünüze hoş karşılıyorsunuz.
Kıbrıs ta defalarca denenmiş ve fiyaskoyla, Türklerin katledilmesiyle sonuçlanmış iki toplum tek devlet alt yapısı hazırlıklarını, Talat güdülemesinide hoş karşılıyorsunuz.
Şu anda yoğun flört durumunda olan ABD nin sumen altı ve kayıt dışı siyasetle olası İran saldırısında Türkiye topraklarını hatta askerselini kullanma talebini gözlerden saklama çalışmalarınıza hoş görüyorsunuz.
Türkiye toraklarında herkesin ortak adı olan Türklük teriminin, alt kimlik üst kimliğe dönüşmesini ve Hayatında bir kere bile Türküm dememesini de hoş karşılıyorsunuz.
PKK bizim silahlı gücümüzdür gerillamızdır diyen PKK nen meclise girmesinde hoş karşılıyorsunuz.
Onlara bakmama gerek yok ki, ben senin gibilerin tepinmelerine baktığımda onların doğru yolda olduğuna otomatikman kani oluyorum! Bak en son Sivil Anayasa tartışmaları, karsı çıkanlara bakıyorum bildiğimiz güruh, laiklikte laiklik diye tepinen ateist Kemalist Şamanist müptezel güruh almışlar ellerine sazı yine ayni türküyü çığırıyorlar. diyorsunuz...
Peki, bu arada Gülen peresi ve Nakşiperestler ne diye bağırıyor.
Bakıyorum AKP için ne diyorlar, basorutusu özgürlüğü olmaz istemuzuk diyorlar. Hani bu zevatai zerzevata Gore Başörtüsü hamilelerinin ninelerinin giyim kuşamı idi? Ya bırak tesettüründe bu cağa Gore düzenlemişte ifa eden hanımları dedikleri haminne ve nine tesettürü bile olsa bunların nazarında yine özgürlük emaresi bulunmuyor ki? Haminne tesettürüne burunmuş bir genç kızımız mesela basını boynunun altında örtüsünü bağlamış şekilde bol triko geniş ağlı şalvara yakin bir elbiseyi bacaklarına geçirmiş şekilde üniversiteye gelse KOYLU diye okula bile almazlar. diyorsunuz...
Bu sizin kompleksiniz. İnsanların daha modern ve çağdaş giyinmesinde sizce bir mahsur mu var.
Türkiyecin çok daha büyük sorunları hiç umurunuzda değil. AKP de bunu çok uyu kullanarak bütün sorunları türbana indirgeyerek yaşananları toplumdan bir güzel saklıyor. Bir yem atıyor ortaya, yemin adı türban... Herkeste bunu yiyor birilerime malı götürüyor.
Şunu çok merak ediyorum...
Türban serbest bırakılsa sorunlarınız yâda ülkenin bütün sorunları bitecek, güllük gülistanlık olacak, aş iş mi bulacak yâda ABD nin memuru olmaktan kurtulacak mı çok merak ediyorum.
Sizlerin yaklaşımına karışamam. Ancak kendince inançları olan ve konuyu araştırmış biri olarak türbanın tamamen bir kışkırtma ürünü olduğunu ve dinen böyle bir mecburiyet olmadığını biliyorum başımı bağlamadım, bağlamayacağım. Bunu güç gösterisi yaparak ülkenin diğer sorunlarını es geçenlerdede hoş görü ile bakamayacağım.
Yani senin peşlerinde koşturduğun bu gerizekali din düşmanı zerzevat senide kandırıyor senin gibi binlercenizi kandırıyor. Bunların akılları fikirleri ISLAMA dair en ufak bir objenin kula nimini günlük hayattan sokup çıkartmak. Bunların derdi ISLAM'in teamülleri ile. En hızlı cumhuryetci faşist Kemalist militarist Bekir Coşkun abınız diyor ya, "bu dinciler şeriatçıdır. 1400 yıl önce inen bir şeriatın kurallarını isterler" bu sözden ne anlıyorsun Edibe? Ben ISLAH'A saldırı ve düşmanlık anlıyorum sen ne anlıyorsun? ISLAM' ılımlaştırıyorlar diye tepinen güruh var ya. ISTE Bekir ağabeylerinin asil talep etmiş olduğu bu ILIMLI ISLAM, Yani şeriatsız (kuralsız düzensiz nizamsız), Peygambersiz ISLAM! Bekir Coşkun gibiler iste bunu arzuluyor. Kuralı ibadeti amiri yasakları olmayan bir ISLAM peşindeler. Sense bunların peşinde salınıyorsun.Diyorsunuz....
Ben ıslama ilişkin görüşlerimi yukarıda anlattım. Bazı tarikat liderlerinin dini çarpıttığını ve bunu halkı bölmek adına insanlarımızın dini duygularını istismar ederek kendilerine güç sağladıkları düşünürken sormak istiyorum. Yukarıda saydıklarıma engel olan olumu bu güne kadar.
Ülkede dini yaşayamıyorum diyorsanız, bu güne kadar yaşananların bir adım daha ötesi Türkiyeci İrana benzetmektir. İran komşumuzdur, ABD nin saldırmasını istemem, onlarla savaşmakta istemem Ama İranlı kadınlar gibide yaşamak istemem. Sana göre belki dinin gereği, bana göre de dini kullanarak erkek egosunun baskısı. Onlar gibi olmadım, olmayacağım.
Sonuç olarak: Din allarla kul arasındadır. Kim Müslüman kim değil onu en iyi Allah bilir. Allahın işini ona bırakalım.
Bırakalım herkes istediğine inansın, isteğince yaşasın. Zorbalıkla değil. Güzel ahlak uyum huzur ve güzel örnekle cazip hale getirelim islamıyeti. Çirkinleştirmeyelim,
Toplumumuzda inananlar kadar inanmayanlarda olabilir. Onları zorla inançlı hale getiremezsiniz.
Zorbalaştırmayalım islamı. İnsanları dinden imandan çıkarmayalım, kutuplaştırmayalım.
AK partiye karsı çıkışlar sadece ve sadece idarecilerinin MUSLUMAN kimliğidir. diyorsunuz....
Son derece yanılıyorsun. Kendince Müslüman biri olarak 2 yıl izledim hatta güzel bir şey varsa destekledim Ama sonuçta gördüm hayır. Asla iyi değiller Şu anda Türkiye cumhuriyeti Meclisi. Yani TBMM TSSM ye dönmüştür. Yani Türkiye suçluları sığınma merkezi. Soygun, vurgun, yalan, dolan, talan had safhada.
Onlardan beklediğimiz bu değildi. Asla sevmiyorum ve güvenmiyorum Gaflet dalalet ve hatta hıyanet içindeler.
Ak parti toprakları satıyormuş, kitleri ozellestiriyorsmus, Faizden para kazanıyormuş, ekonomi acık veriyormuş, cari acık buyuyormuş, issizlik yükseliyormuş, hırsızlık terör artıyormuş, ABD ye kul köle oluyormuş bunlar fasa fiso sakız çiklet bunlar diyorsunuz....
Söylenenler tamamıyla doğrudur. Ulusal basın ve medya gurubu, yani satılmışların sesi olayları çok farklı yansıtmaktadır çünkü işlerine böylesi gelmektedir. Türkiyecin ne oğmasını nede ölmesini istemezler, kırık dökük kendilerine muhtaç yaşamasını isterler bunun içinde para ile satın almak dâhil her şeyi denerler. AKP'ye vurdukları tokmak'ın maskesidir bu baslıklar, Asil tokmak, idarecilerinin ve eslerinin on planda tuttukları Müslüman kimliklerine vurulmaktadır... Baklalar nasılda cuk diye cıktı, Cumhurbaşkanının Esi Hayra Nisa Gül'e etmedikleri demedikleri hakaret ve terbiyesizlik saygısızlık nasıl gün ışığına cıktı. diyorsunuz...
İşte buda gerçekleri saptırmanın ve dikkatleri başka yöne çekmenin bir başka versiyonu. Türkiyeci tarikat yönetimlerine bırakma girişimleri ve ılımlı ( Her ne demekse)İslam cumhuriyeti yapma girişimleri yapıldığı ve bu alt yapı AB uyum yasaları arasına sokuşturulduğu, bu tezin ABD tarafından da desteklendiği doğrudur. Bunun alt yapısı yıllardır hazırlanmaktadır.
Kendi ifadesi ile ''ABD nin dostu yoktur, sadece çıkarları vardır'' gerçeğinden yola çıkarsak: ABD neden fetullahı yıllardır besler. kıranlar gibi ağırlar, madde destek sağlar dünyanın her yerinde Türk okulları açması için finansman sağlar. Yakın zamanda bütün Müslümanları terörist ilan eden ülke yine ABD değil miydi?
Ne oldu da Fetullahı destekliyor. Fetullah okullarında İslamiyet ve Türkçe kendine göre yansıtılmakta ve öğretilmekte, bu arada da Türkiyedeki İslami akımlar tetiklenmektedir. Halifelik emanetlerinin türkiyede olması ve halifeliğin Türkiyecin müptesabında olması da buna etkendir.
Yapılmak istenen: Türkiye de halifeliği yeniden yaratmak, halife olarak da kendi adamını atayarak, İslam âlemini halife üzerinden kontrol altına alabilmektir. Hatırlayın 3 yıldır dinler arası diyalog, amentüde birleştik, Cuma hutbelerinden son din islamdır. Sözcüğünün çıkarılması, özellikle Türkiye de içten ve dıştan Müslümanların baskı altında olduğu inadının yaygınlaştırılmaya çalışılarak kutuplaşmanın gerginleştirilmesi.
Diğer yandan da, Gerek Atatürk gerekse ırksal nitelikleri tetikleyerek ortamı büsbütün germeye çalışmak, bir başka değişle;'' Tavşana kaç, kazıya tut'' diyerek ülkeyi bir kaosa sürükleyip, halkın dikkatlerini başka yönlere çekmek, bir yandansa PKK sopasını etek altından göstererek, asıl yapmak istediklerini kamuoyundan gizlemek. Bunu yapmak içinde bir takım tavizlerle hükümeti kendi kontrolüne almak. Ülkede yapılan budur. Halk bir yandan tarikatlar, bir yandan da dış güçler tarafından o tarafa bu tarafa çekiştirilmekte ve enerjisi tüketilerek, kalkınma ve milli değerlerine sahip çıkma içgüdüsü zayıflatılmaktadır.
Anla artik Edibe anla. En acık sekli ile bu. Anlamamakta ısrar edenler iste Ahmet Abının dediği gibi hödük sınıfına rucu ediyorlar. Hödük oldukları için düğmelerine basıldığında tepin zıplıyorlar. Ben teminat veriyorum. Edibe sana. Türkiye bir Iran olmaz, olamaz ve olmayacaktır. Türkiye olsa Endülüs İslam Devleti yâda Selçuklu yâda Osmanlı Devlet nizami içinde olabilir. Iran Devlet nizami biz Ehli Sünnet Müslümanlarına uymaz. Iranda gördüklerinde zaten çoğu bu laikperest medyanın abarttığı ve uydurduğu manipulatif, supekulasyon sallamasyon haberlerdir. Ben tarihte kalmış tarihe mal olmuş geçmişimize öykünmek istemiyorum. Ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak geleceğe nam salmak istiyorum. Geçmişte böyleydi iyiydi değil. diyorsunuz....
Bende Türkiye Cumhuriyetini, onurlu, tarihine, atalarına yakışır, bağımsız Onurlu, kalkınmış lider bir ülke olmasından yanayım.söylediklerini ABD mandası altında mı gerçekleştirmeyi düşünüyorsunuz.
Ne Soros'un adamlarına neden ülkemi zayıflatanların ekmeğine yağ sürenlere eyvallahım olmaz. Vatanıma zarar veren benim düşmanımdır. Kim olursa olsun.
VE bu hamlenin önündeki engel kesinlikle Atatürk ilke ve inkılâpları değildir. Buna engel dış oyunlara gelerek bölünüp, parçalanmak ve asıl düşmanı es geçip birbirimizle çatışıyor olmaktır.
Geçmişte iyi olan güzel olan doğru olan Yönetimde Dürüstlük, Adalet, Hakkaniyet kriterleri idi... Adalet Dürüstlük, hakkaniyet olmayan devlet uzun yasamaz. Çatırdar sallanır ve yıkılır gider.
AKP ye tepkim geçmiş iktidarlardan memnun olduğum anlamı taşımamalıdır. Ülkemiz; Atatürk öldürüldüğünden bu yana iyi yönetilmemektedir. Eğer Attürkün sağlığındaki 15 yılık kazanımlar aynı hızla devam edip milli değerlere sahip çıkılsaydı. Devletin malı deniz yemeyen domuz denmeseydi. Ve İktidar sahipleri bireysel çıkarlarını milli çıkarların üzerinde tutmasaydı. Birileri atatürk'n batının medeniyetini alın, ancak unutmayın hiçbir millet yoktur ki batının tavsiyeleri ile kalkına bilsin lafı. Atatürk batıyı gösterdi diyerek çarpıtılıp, batının kölesi haline getirilmeseydi, bu gün ABD değil Türkiye Süper güç olabilirdi.
Sonuç olarak Ne AKP nede diğerleri. Tükiyenin islam kültürü ve Atatürk ilke ve inklaplarının ortak noktada buluşturan, halkını çatıştırmayan, bundan nemalanmayı ummayan, ekonomuk özgürlüğü olmayan bir milletin hiç bir zaman öğgür olamayacağının bilincinde olup. ülkede ekonomik seferberlik başladtacak, uluslar arası arenada milli değer ve çıkarlarımızı savunacak bir milli hükümete ihtiyacımız var.
Milli davranmayı aşağılayan, milli kelimesininin anlamını bilmeyen ve milli olmayı ırkçılık olarak algılayan bir hükümetten , ''ne mutlu türküm diyene'' diyemeyen bir yöneticiden, bu ülkeye hiç bir fayda gelmez..
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapın veya kaydolun.