İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİNE DUYURU

Önce bir gazete haberi:“Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, örgütün para kaynaklarını mercek altına aldı. Mahkeme heyeti, Alman Anayasa Koruma Teşkilatı Başkanlığı’na, Baden Würthenberg Gelirler Genel Müdürlüğü ve Almanya Federal Savcılığı’na yazı yazılarak 2001-2007 arasında Yeniçağ gazetesine, Türk Ortodoks Kilisesi’ne, Noel Baba Barış Derneği’ne, Vatansever Kuvvetler Güçbirliği’ne veya başkanı Taner Ünal’a, Ümit Sayın, Kemal Kerinçsiz, Sevgi Erenerol ve Veli Küçük’e herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını istedi. Ödeme yapılmış ise ödenen meblağın, ödeme tarihlerinin ve ne şekilde ödeme yapıldığının da sorulmasına karar veren mahkeme heyeti, buna dair belgeler ile raporların onaylı suretini istedi.” 
Bu haberden çok açık ve net bir biçimde şunu anlıyoruz: Eğer Türkiye’de herhangi bir kurum, kuruluş ya da kişi/kişiler, yabancı bir devletten ya da uluslararası bir kuruluştan para almışlarsa, suç işlemiş sayılmaktadırlar.
Eğer bu tür eylemler suç sayılmasaydı, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi bu yönde bir araştırma, soruşturma başlatır mıydı? 
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Almanya’dan gelecek belgeleri ve raporları bekleye dursun, sayın mahkeme heyetinin önüne, aynı yaklaşımdan yola çıkarak, başka bir dosya koyuyorum.
Benim çok sağlam belgelere ve kaynaklara dayanarak saptayabildiğim kadarıyla, Türkiye’de 1995-2006 sürecinde, dört yüzden fazla sivil toplum örgütü ve bazı kişiler Avrupa Birliği (AB)’den toplam yaklaşık üç milyar Avro hibe almıştır.
Hibe, karşılıksız para demektir. Bu hibelerin içinde T.C. Devleti’nin tek kuruş katkısı yoktur. Avrupa Birliği; parlamentosu, hükümeti, yargı organları, güvenlik güçleri, anayasası, parası, merkez bankası, toprakları, pasaportu, bayrağı, milli marşı olan siyasi bir kuruluş, bir devlettir. Her ne kadar Türkiye’yi yönetenler AB’nin boyunduruğu altına girmek amacıyla başvuruda bulunup bir dizi anlaşma yapmış olsa da, bugünkü tarih itibariyle AB, Türkiye açısından siyaseten ve hukuken yabancı bir devlettir. Bir yabancı devlet olan AB’den hibe almış olan örgütlerin adlarını, yönetici kadrolarını, almış oldukları hibelerin miktarlarını ve ödeme yapıldığı tarihleri, tüm belgeleriyle şu kitabımda yazmıştım:
“Avrupa Birliği Tabuta Çakılan Son Çivi”, Asya Şafak Yayınları, İstanbul, Kasım 2006, 5. Baskı. İşte burada, bu ayrıntılı bilgilerin çok kısa bir özetini sunuyorum. 
1-
Başta DİSK (Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu), HAK-İŞ, TESK (Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu), TBB (Türkiye Barolar Birliği), TÜRK-İŞ, MESS (Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası), TİSK (Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu) olmak üzere, toplam 10 işçi ve işveren sendikası AB’den toplam 3 milyon 820 bin Avro hibe aldılar. Hibe, karşılıksız para demektir.Bu hibelerin içinde T.C. Devleti’nin tek kuruş katkısı yoktur. 10 işçi ve işveren sendikası hakkında soruşturma açılmasını talep ediyorum.
Toplam 64 Ticaret ve Sanayi Odası ve bazı Barolar, AB’den toplam        7 milyon 82 bin Avro hibe aldılar.Hibe, karşılıksız para demektir. Bu hibelerin içinde T.C. Devleti’nin tek kuruş katkısı yoktur. 64 Ticaret ve Sanayi Odası ile bazı Barolar hakkında soruşturma açılmasını talep ediyorum.
Başta ÇEV (Çağdaş Eğitim Vakfı), TDV (Türk Demokrasi Vakfı), SEV (Sağlık ve Eğitim Vakfı), TKV (Türkiye Kalkınma Vakfı), TESEV (Türkiye Ekonomik Sosyal Etütler Vakfı),  TİHV (Türkiye İnsan Hakları Vakfı)) ve yönetiminde eski solcu, ‘Ermenilerden Özür Dileyen’ Ertuğrul Kürkçü’nün bulunduğu IPS (İletişim Vakfı) olmak üzere 73 vakıf, AB’den toplam 16 milyon 710 bin Avro hibe aldılar. Hibe, karşılıksız para demektir. Bu hibelerin içinde T.C. Devleti’nin tek kuruş katkısı yoktur. 73 vakıf hakkında soruşturma açılmasını talep ediyorum.
Başta, kurucuları arasında ‘Ermenilerden Özür Dileyen’ Prof. İbrahim Özden Kaboğlu’nun bulunduğu ÇYDD (Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği), TÜKODER (Tüketiciyi Koruma Derneği), TÜSİAD (Türk Sanayi İşadamları Derneği), ‘Ermenilerden Özür Dileyen’ MAZLUMDER (İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği), kurucuları arasında ‘Ermenilerden Özür Dileyen’ Prof. Halil Berktay, ‘Ermenilerden Özür Dileyen’ Mehmet Ali Birand, ‘Ermenilerden Özür Dileyen’ Prof. Murat Belge, ‘Ermenilerden Özür Dileyen’ Adalet Ağaoğlu, Orhan Pamuk ve Ercan Karakaş’ın bulunduğu Helsinki Yurttaşlar Derneği, Uçan Süpürge ve Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı ‘Ermenilerden Özür Dileyen’ Prof. Atilla Yayla’nın yaptığı Liberal Düşünce Derneği olmak üzere toplam 99 dernek, başkenti Brüksel olan AB’den toplam 16 milyon 380 bin Avro hibe aldılar. Hibe, karşılıksız para demektir.  Bu hibelerin içinde T.C. Devleti’nin tek kuruş katkısı yoktur. 99 dernek hakkında soruşturma açılmasını talep ediyorum.  
Başta TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği), TTB (Türk Tabipler Birliği), AKTOB (Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği), Marmara Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi olmak üzere 54 kuruluş, AB’den toplam 44 milyon 660 bin Avro hibe aldılar.Hibe, karşılıksız para demektir. Bu hibelerin içinde T.C. Devleti’nin tek kuruş katkısı yoktur. Bu kuruluşlar hakkında soruşturma açılmasını talep ediyorum.
Yazdığı yazılarla Türk halkını aşağılayan, hakaretler yağdıran , ‘Ermenilerden Özür Dileyen’ yazar Mine Kırıkkanat, AB’den 74 bin Avro hibe aldı. Mine Kırıkkanat AB’den bu hibeyi, Kanaltürk televizyonunda AB propagandası yapmak için aldı.Mine Kırıkkanat, AB’den aldığı 74 bin Avro hibe karşılığı, Kanaltürk televizyonunda, Türk halkını aldatmaya, kandırmaya dönük, tamamı yalana dayalı AB propagandası yapmıştır. Mine Kırıkkanat’ın AB’den aldığı 74 bin Avro içinde, T.C. Devleti’nin tek bir kuruşu dahi yoktur. Mine Kırıkkanat hakkında, yabancı bir devletten para almış olduğu için soruşturma açılmasını talep ediyorum.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nden haklarında soruşturma açılmasını talep ettiğim örgütlerin ve kişilerin hepsi bu kadar değildir. Ayrıntılarını kitabımda verdiğim, yukarıda özetini bildirdiğim örgütler ve kişiler hakkında soruşturma açılır açılmaz, yabancı bir devlet olan AB’den hibe almış olan belediyelerin, Türk gazeteci ve medya yöneticilerinin listesini de mahkemeye sunup aynı talepte bulunacağım. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin çok ciddi olan taleplerimi değerlendireceğini umuyorum. 

İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİNE DUYURU yazısına 1 yorum yapılmış.

Hmm... Şimdi, halka rağmen, neden Türkiye'nin illa ki AB üyesi olması gerektiğinin dayatıldığını daha iyi anlıyoruz...
Teşekkürler syn. Dikbaş...da, umarız suç duyurusunda bulunduğunuz makamın ilgililerinin üye olduğu vakıflar yoktur ve bunlar da burada geçen örnekler gibi AB'den hibe Avro milyonları almamışlardır...?

akkartal 23 Haziran 2009, Salı

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapın veya kaydolun.