Anasayfa

ERGENEKON'DA "GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU" OPERASYONU

Dün sabah, elinde arama emri bulunan polislerin kapıyı çalması ile uyandım. Arama, yaklaşık 4 saat sürdü. Yıllar önce yazdığım şiirler, çizdiğim resimler ve karalamalarla dolu ajandalarım dahil, el yazısı ne varsa aldılar. Bunların yanında CD'ler, disketler, vesaire... Geçen kış, salonda uyuya kaldığım bir gece çalışma odamda çıkan yangın sonucu kullanılamaz hale gelen ve çöpe attığım bilgisayarım, bu aramada el konulmaktan kurtulmuş oldu... Arama sonuçlanana kadar, aramadan sonra Bodrum Kaçakçılık ve Organize Suçlar Amirliğine götürüleceğim söylenmişti. Hatta büyük ihtimalle Konya'ya... Ancak, daha sonra, gözaltına alınmayacağım söylenerek polisler, el koydukları dökümanlarla birlikte evden ayrıldılar. Arama emrine göz gezdirdiğimde, birçok tanıdık ismi görmüştüm. Konya'dan sayın Ali ÇALIKIŞU, Ankara'dan sayın Hüsrev ÖZEL, Antalya'dan sayın Recep ÖZDEMİR gibi... Polisler evden ayrıldıktan sonra hepsini aradım ve durumlarını sordum. Onların da ev ve işyerleri aranmış, bir çok dökümana el koyulmuş ve onlar da gözaltına alınmamışlardı.
Arama emrinde "İngiliz uyruklu" olduğu belirtilen iki isim gözüme çarpmıştı. Bunların kim oldukları ve listeye nasıl ve neden dahil oldukları konusunda hiçbir fikrim yoktu. Dün, konuyla ilgili haber aramış ama bulamamıştım. Az önce, bu iki İngiliz'in, listede ismi geçen eski bir Uzman Çavuş ile ilişkide olduklarını ve bu sebeple listeye dahil edildiklerini okudum. Sanıyorum bu konunun da ayrıntıları, her seferinde yaptıkları gibi yavaş yavaş servis edilecek ve haberlerde yerini bulacaktır.
Zanlılardan Gizlenen Bir Suç Örgütü
Arama emrinde Dr. Ali ÇALIKUŞU'nun "başkan" olduğu iddia edilen bir suç örgütünden bahsedilmiş ama, bu örgütün hangi amaçla faaliyet yürüttüğü iddiasına yer verilmemişti. Polislere sordum, onların da bir bilgisi yoktu. İddia edilen bu örgüt hırsızlık amacıyla mı, kaçakçılık amacıyla mı, terör amacıyla mı, vatanı korumak amacıyla mı hareket etmiş, hiçbirimizin haberi yok... Bir suç örgütünün üyesiyiz, ama ne için bu örgütü kurduğumuzu ve ne gibi suçlar işlemiş olabileceğimizi, ne ile suçlandığımızı bilmiyoruz. Savcılıktan arama emri var, örgüt hakkında bilgi yok. Ortada örgüt-mörgüt olmadığını belki onlar da biliyor, "bir suç örgütü yaratabilir miyiz?" düşüncesi ile hareket ediyor da olabilirler.
ERGENEKON'UN GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU
Bugün bu konu hakkında haber sitelerinde yaptığım kısa bir araştırmadan sonra, gerçekleşen bu operasyonun, " 'Ergenekon'un Geri Dönüşüm Kutusu' olarak tabir edilen -bu tabiri de kim yapmışsa?- Tek Türk grubuna yönelik" bir operasyon olduğunu öğrendim. Evimizi aratma kararı veren savcılık, evimizi niye aradığını bize söylemiyor da medyaya mı bilgi veriyor? Ya da, bu medya bu yorumları nereden buluyor?
Geri Dönüşüm Kutusu da nedir?
Ergenekon Operasyonlarının başlaması ile birlikte bilgisayarın daha bir önem kazandığı ve neredeyse bilgisayarların da "suç örgütüne kolaylık sağlamak" ile suçlanacağı bir dönem yaşıyoruz.
"Geri Dönüşüm Kutusu" bilgisayarlar ile ilgili bir terim.
Bilgisayarınızda yer almamasını istediğiniz dosyaları bu kutuya atar, gerekirse bu dosyaları tamamen yok edebilir veya tekrar çalışır duruma getirebilirsiniz. Geri Dönüşüm Kutusunun işlevi budur.

Dr. Ali ÇALIKUŞU'nun kuruculuğunu ve liderliğini sürdürdüğü "Tek Türk" grubu, amacını şöyle açıklıyor; "TEK BAYRAK ALTINDA, ÜNİTER VE BAĞIMSIZ TÜRK VATANINDA ÖZGÜRCE YAŞAMAK İSTEYEN VATANSEVER TÜRK MİLLETİNİN KURDUĞU, GERÇEK ATATÜRK ÖĞRETİSİ'NİN AYDINLATTIĞI YOLDA YÜRÜYEN, GÖNÜLLÜ DAYANIŞMA, YARDIMLAŞMA VE BİRLİKTELİĞİ AMAÇLAYAN BİR TOPLULUKTUR. "TEKTÜRK"; SAĞCI, SOLCU, ULUSALCI BİR SİYASİ TOPLULUK DEĞİLDİR." (www.tekturk.org)
Sayın ÇALIKUŞU, ifade ettikleri bu yolda başarıyla yürüyor olacak ki, "ülkemizi ve milletimizi bölmek ve buna izin vermeyecek vatanseverlere karşı önlem almak" konusunda Birleşmiş Milletlere taahhütte bulunmuş yetkililer tarafından bir "engel" olarak görülmüş, medyaya da "Ergenekon'un geri dönüşüm kutusu" olarak servis edilmiştir.
Tahmin edebileceğiniz üzere medyanın bu söylemi aslında Amerika'nın, Avrupa'nın, İsrail'in ve Birleşmiş Milletlerin dayattığı 'Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi'ne imza atmış sözde Türk yetkililerin söylemidir.
Biz, Ergenekon'un "geri dönüşüm kutusu" değil, bilgisayara saldıran virüsün belasıyız.
Neden mi?
Çünkü, sonradan Ulusalcı akımın içine ve hatta tepesine yerleştirilen Tuncay Özkan gibi dönmeler daha henüz Avrupa Birlikçi/teslimiyetçi saflarda iken, Fetoşun önünde el pençe gezinip Susurluk döneminde Fetoşla birlikte Türk milliyetçiliğine saldırırlarken, biz "bağımsızlık" ateşini yükseltmeye gayret gösteriyorduk. Türk milletinin uyanışını ve "bağımsızlık" ateşinin yükselişini farkeden yeni devletin efendileri, geri dönüşüm kutusunda hazır beklettikleri Tuncay Özkanları bir Atatürkçüye dönüştürerek, "bağımsızlık" ateşini söndürmek ve milletimizi "Ulusalcı-İslamcı" ayrışmasına sürüklemek operasyonuna başlamışlardı. Biz, bu operasyonun önünde de göğsümüzü siper ettik. Türbanlı Türk kadınına "teröristler" diyen Erol Manisalı'nın gerçek yüzünü biz deşifre ettik. Emperyalizme karşı birleştirilmesi gereken milletimizi "ulusalcı" ve "İslamcı" olarak bölmeye çalışanların boynuna "hain" damgasını biz vurduk. Türk çocuklarını kürsülerden indiren komutanların Türk olmadıklarını biz söyledik. Milletimizin güvendiği isimler milletimizi bölmeye ve devletimizi peşkeş çekmeye çaba sarfederken, milletimize "terörist, provokatör" olarak ilan ettikleri bizler ise milletimizin bölünmez bütünlüğünü savunduk.
Biz Ergenekonun geri dönüşüm kutusu değil, Türk bağımsızlığının alev alev yanan ateşiyiz. Ve bu içimizdeki ateş, son nefesimizi verene dek sönmeyecektir.
Türk Gençliği Hareketi
Cem KILIÇ


"Resmi makam ve üniformaya savaşarak mücadele devri bitmiştir. Artık açıkça ortaya çıkmak ve milletin hakları adına gür sesle bağırmak gerekir"
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
Türk Gençliði Hareketi
ERGENEKON'DA "GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU" OPERASYONU yazısına 4 yorum yapılmış.

Sabahın erken saatlerinde evlerimiz emniyet mensupları tarafından basılarak yaptıkları aramalarda bilgisayarımdan tutunda film ve müzik cd lerine varana kadar hatta çalışma masamın çekmecesinde bulunan mp3 çalara kadar el konuldu konulsun bizim alnımız açık çok şükür şafak baskınları sadece bizim uykumuzu bölmelerine yarıyacaktır.

namikhan 28 Haziran 2009, Pazar

Bu komediden nasibini alanlardan biri de benim. Sabah sabah damladılar. Gelenlerden 2 tanesiyle de tanış çıktık. Biraz memur, biraz ezik bir tavırla durumu anlattılar. İçeri buyur ettim, yardımcı oldum, çay ikram ettim. Bana, eşime ve işyerine ait 3 kucaküstü bilgisayarı, bir tane de çalışmayan eski bilgisayarı ve yaklaşık 200 CD'yi alıp gittiler. Bunları nasıl geri alabileceğimi hala bilmiyorum. Ne kadar salak bir sabah yaşattılar inanamazsınız. Geri dönüşüm kutusu adına gelince, ne kadar ciddi bir çalışma olduğunu bu adlandırma ortaya seriyor. Helal olsun sana savcı bey. Helal olsun rejimin timsali adalet savunucuları.

Bozhilal 22 Temmuz 2009, Çarşamba

evime ve aynı anda ofisime gelmişler. ayın 24 ünden beri sokagıma girerken bile degişik bakışlar altında hissediyorum kendimi. o esnada evimdede degildim ofisimdede. dışarıdaydım. tüm ticari kayıtlarım alacak verecekler ofisten alınan ana bilgisayarın harddisk inde kayıtlıydı.dogal olarak bugün e kadar ofis kapalı kaldı. dün konya daydım. imaj larının kopyalanması sürecinin bitmiş oldugu söylendi ve dün öglen konya organize den teslim aldım. oraya gitmekten başka çare yoktu, bana öyle söylendi ve gidip aldım. degerli arkadaşlarım geçmiş olsun.

vatansever 12 Temmuz 2009, Pazar

sevgili dostlarım. bu meseleyi halka inerek anlatmak lazım. ınanın ki vatandaş pkk örgütü gibi göruyor bu davayi, çünkü o şeklde aktarıylıyor.

zeynep 12 Temmuz 2009, Pazar

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapın veya kaydolun.