11 Kasım Derneği- Kuruluş Bildirgesi
Değerli genç, yaşlı, köylü, kasabalı, şehirli, üniversiteli, ilkokul mezunu, kadın, erkek, çalışan, çalışmayan, doğulu, batılı ülkemizin değerli insanları, kardeşlerimiz, arkadaşlarımız, dostlarımız…
Bizler; bugün ülkemizin içinde bulunduğu durumu doğru değerlendirmeye çalışıyoruz. Hepimizin birbirimize sorduğumuz “Bugün ne yapabiliriz?” sorusuna cevap bulmaya çalışıyoruz. Belki bu sorunun en doğru cevabını henüz bulamadık, ancak en azından doğru cevabı bulmak için neler yapmamız gerektiğini biliyoruz.
Bizler; 11 Kasım 1938’den bugüne değin ülkemizi yöneten kadroların gaflet, delalet, hatta hıyanet içerisinde olduklarını, emperyalizmin tüm “Türkiye küçük Amerika olacak” sloganı ile ekonomik ve kültürel organları ile ülkemize transfer edildiğine seyirci kaldıklarını ve hatta desteklediklerini biliyoruz.Bizler; 11 Kasım 1938’den sonra “Devletçilik ve Halkçılık” sloganları ile emperyalizmin sol yarısının, daha sonra sol yarısını tamamlamak üzere “Komünizm ile mücadele” sloganı ile diğer sağ yarısının da ülkemize sokulduğunu biliyoruz.
Bizler; 11 Kasım 1938’den sonra “Köylücülük ve Demokratlık” sloganı ile emperyalizmin ekonomik türetmeleri olan kapitalizm ve liberalizmin ülkemize sokulduğunu, daha sonra ise emperyalizmin son kullanma tarihi biten sloganları yerine “yeşil kuşak projesi”ne hizmetkârlar üretmek üzere F-tipi İslamcılar, tarikat ve cemaat unsurlarının ülkemize monte edilmeye çalışıldığını biliyoruz.
Bizler; Büyük Atatürk’ün emperyalist işgale karşı kurtuluş savaşımızı vermek üzere milletimizi bir araya toplamak için dayandığı tek söylem olan “Türk Milliyetçiliği” kavramının sözde demokratlar, gerçekte emperyalizmin sadık hizmetkarları tarafından ırkçılık olarak nitelendirildiğini, diğer yandan “Türk Milliyetçiliği” kavramının yine aynı mihraklar tarafından sulandırarak F tipi İslamcıların ve cemaatçilerin “Biz de Türk Milliyetçisiyiz” diyebilmelerine olanak sağlandığını da biliyoruz.
Bizler; emperyalistlerin son hedefinin ülkemizi Sevr öncesine götürmek, üniter devletimizi parçalamak ve Ortadoğu’da kendi amaçlarına uygun şekillenmeyi sağlamak olduğunu, sergilenen açılım senaryolarının gerçekte buna hizmet ettiğini biliyoruz.
Bizler; gerçek amaçları hiçbir zaman vatanseverlik olmamış, uzun yıllarını çeşitli makamlarda emperyalist menfaatlerine hizmet ederek ve kendilerine menfaat sağlayarak geçiren; ancak kendi ulvi menfaatlerine dokunulduğunda “Biz vatanseveriz.” diye ortaya çıkan ve kendilerine Türk mitolojisinden isimler koyduranlarla birlikte olunarak, ülke menfaatleri doğrultusunda herhangi bir şey yapılamayacağını da biliyoruz.
Bizler; bugüne değin benzer amaçlar ile kurulan her sivil toplum kuruluşunda yapıldığı gibi siyaset yapmıyoruz, yapmak da istemiyoruz. Üstelik bugün ülkemizin içerisinde bulunduğu büyük sorunların mevcut siyasi partiler ile çözülemeyeceğini biliyoruz. Her türlü –izm, -cilik, -cülük gibi kavramların şimdiye değin bizlere hiçbir faydasının olmadığını ve olmayacağını biliyoruz.
Bizler; göğsümüzü gere gere, korkmadan, gurur ile, öğünerek söylüyoruz; Türk’üz. Düpedüz Türk Milliyetçisiyiz. Düpedüz Atatürkçüyüz. Söylemleri ile yolumuzu aydınlatan tek lider, ebedi başkomutanımız Atatürk’tür. Atatürk’ün söylemleri ışığında, Atatürkçülüğün, gerçekte saf Türk Milliyetçiliği olduğunu, Türk Milliyetçiliğinin de gerçek Atatürkçülük olduğunu biliyoruz.
Bizler; bugün bir liderin peşinden gitmiyoruz. Bir lider arayışı içerisinde de değiliz. Kaynayan suyun içinden çıkan buhar baloncukları örneğinde olduğu gibi, yapacağımız faaliyetler içerisinde bu yüce milletin gerçek liderlerini çıkaracağını biliyoruz.
Bizler; kurumsal olarak bir siyasi parti ya da görüşün içerisinde değiliz. Girmeyi de düşünmüyoruz. Üyelerimizin bugüne değin ülkemizde mevcut siyasi yelpazede bulundukları her yere saygılıyız. Hiçbirimizin bu günlere uzaydan gelmediğini, ülkemiz ve milletimiz için endişe duyan her vatanseverin mevcut yelpaze içerisinde bugüne değin aktif ya da pasif olarak bir şeyler yapmaya çalıştıklarını biliyoruz. Bu onların her biri için eleştirilecek bir konu değil, tersine içlerindeki vatan sevgisinin bir yansımasıdır. Yüce milletimizin milletine, ülkesine, bayrağına, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkabilmeyi öğrendiği gün mevcut siyasi partilerin de buna paralel olarak değişeceğini, değişemeyenlerin de kaybolup gideceğini, yani esas çözümün siyasi partilerin değil yüce milletimizin değişmesi olduğunu biliyoruz.
Bizler; “Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır.” sözünün sadık takipçileriyiz. Sadece sanal ortamlarda sahte isimlerle klavye şövalyeliği yaparak ülkemize hiçbir şekilde faydalı olamayacağımızı biliyoruz. Her şart ve koşulda olabilecek her türlü olumsuzluğa karşı, bu vatan için üstlenebilecek her türlü sorumluluğa hazırız.
Değerli genç, yaşlı, köylü, kasabalı, şehirli, üniversiteli, ilkokul mezunu, kadın, erkek, doğulu, batılı ülkemizin değerli insanları, kardeşlerimiz, arkadaşlarımız, dostlarımız! Tüm bu gerçekler ışığında yaklaşık 2 yıl önce “Vatansever Türklerin Topluluğu”nu kurduk. Bugün de “11 Kasım, Türk Kültürünü Koruma Derneği”ni kurarak sanaldan gerçeğe doğru yürüyoruz. 11 KASIM DERNEĞİ’nin tartışılmaz ilke ve prensipleri; gerçek Atatürkçülük, yani Atatürk’ün söylemleri ile birlikte, Türk Milliyetçiliği, vatanseverlik, tek vatan, tek bayrak ve tek millet kavramlarının can pahasına korunması için faaliyet göstermektir. Atatürk’ün söylediği her şeyi tartışmasız bir şekilde belge ve kayıtlardan temin etmek mümkündür. Bu söylemleri günümüzde ülkemizin her türlü milli menfaat ve değerleri ile örtüştürdüğümüzde, ortaya çıkan sonuçlar tartışmasız kabulümüzdür.
11 KASIM DERNEĞİ, Türklere ait bir oluşumdur. Türklük tanımının sınırları Atatürk’ün el yazısı ile yazdığı gibi “Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran halka Türk Milleti denir ve Türkiye Türklerindir” sözleri ile çizilmiştir. Kürt, Laz, Çerkez, Boşnak, v.b terimleri coğrafi, kültürel, etnik çeşitlilikler olarak kabul edilir. Derneğimiz “Ben Türk’ üm!” diyebilen, Türk olduğunu hisseden ve inanan, “Ben Türk Milletinin bir evladıyım” diyebilen her Türk’ e açıktır. Türk’ lük anlayışımız genetik değil kalp ile ilgilidir.
11 KASIM DERNEĞİ içerisinde hiçbir üye dinini nasıl yaşadığı konusunda sorgulanmayacak, ancak hiçbir üyenin dinsel yaşamını oluşum içine taşımasına izin verilmeyecektir. Üyeler dinsel inançları nedeni ile sorgulanamazlar, diğer üyeleri bu amaçla sorgulayamazlar. Dini inanç ve davranışlar hiçbir kişinin tanıtıcı, belirleyici, diğer kişiler üzerine maddi veya manevi baskı unsuru oluşturacak şekilde yaşanamaz, uygulanamaz. Derneğimiz coğrafyamızda yer alan az sayıdaki diğer din mensuplarının, kendi toplumları içinde kendi dinsel öğretilerini yaşamalarına izin verilmesini kabul eder. Ancak bu izin hiçbir zaman misyonerlik ve ekümenlik faaliyetlerine izin olarak algılanmamalıdır. Derneğimiz, Türk insanının coğrafi ve yöresel farklılıkları çerçevesinde, modern ya da folklorik giyim kuşam ve yaşam tarzına karışmaz; ancak bir kıyafet aksesuarı olan ve kırsal Anadolu kadınının büyük çoğunluğunun tercihi olan başörtüsünün, Türban terimi ve rahibe kukuletasına benzetilen şekli ile siyasileştirilmesine ve toplumsal ayrımcılık aracı olarak kullanılmasına karşıdır.
11 KASIM DERNEĞİ emperyalist güçler tarafından kurulan AB, NATO, BM v.b. her türlü örgüt ve bunların milli menfaatlerimize karşı alacağı her türlü karara karşı duyarlıdır. Bu yaklaşımı, Atatürk’ün “Hiçbir medeni milleti, yabancıların tavsiye ve önerileri ile özgür, hür ve bağımsız olarak kalkınamaz.” sözünden hareketle oluşturmuştur. Derneğimiz, yönetiminde doğrudan ya da dolaylı olarak emperyalistlerin bulunduğu devletler ile karşılıklılık kuralına dayalı uluslararası hukuk ilişkileri dışında, tek taraflı yandaşlık ilişkilerine karşıdır.
11 KASIM DERNEĞİ, özünde mülkiyeti Türk Milletine ait olan milli değer ve menfaatlerimizin, her ne isimle olursa olsun, doğrudan ya da dolaylı olarak yabancı şahıs, kurum ya da örgütlere satılmasına karşıdır. Derneğimizin ekonomik yaklaşımı, milli menfaatlerimizin ve Türk insanının sosyal refah ve yaşam seviyelerinin arttırılmasına yönelik günümüzde geçerli olan ekonomik araç ve yöntemleri bilimsel ve akılcı bir şekilde kullanarak milli ekonomimizi oluşturmaktır. Bu arada, emperyalist unsurlara satılan her bir karış vatan parçası ve her bir milli değerimizin geri alınması da değişmeyecek hedeflerimizden birisidir. Derneğimiz, her türlü taşınır ve taşınmaz milli değerlerimizin değerlendirilmesinde, milletimizin menfaatlerini her zaman ön planda tutacaktır.
11 KASIM DERNEĞİ, Milli Eğitimimize yapılan her türlü emperyalist müdahaleye karşıdır. Üyelerimiz dilimizle, tarihimizle, kültürümüzle, Türk insanının sadece vatansever ve milliyetçi, eğitimli, vasıflı, becerili, aydın bir Türk insanı olarak yetişmesi için gerçek Türk Milli Eğitimini oluşturmak üzere çalışacak ve çaba gösterecektir. Türk dili, derneğimiz için olmazsa olmaz bir ilkedir. Derneğimiz Türk diline, toplum yaşamımıza nüfuz eden kültür emperyalizminin ürünü yabancı dil kullanımına karşıdır. Derneğimiz, bilim ve teknoloji alanında gelişime, milletimizin sosyal refah ve zenginliklerinin artmasına yönelik her türlü çalışmaya katkıda bulunacaktır.
11 KASIM DERNEĞİ tartışma ve ayrışmayı değil, birleşmeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle, dernek üyeleri dernek içerisinde, diğer üyeler ile hiçbir siyasi ya da ideolojik fikir tartışması yapamazlar. Kabul edilen ilke ve prensipler açık olup her türlü tartışmaya kapalıdır. Atatürkçülük dışında herhangi bir -izm, düşünce grubu, doktrin ya da ideolojinin eleştiri ya da övgüsünün yapılması, dernekten ihraç nedeni olarak kabul edilir.BİZ NE YAPMAK İSTİYORUZ?
Çocuklarımıza unutulan ve unutturulan değerlerimizi yeniden öğreteceğiz. Onlara “Türk” olmanın güzelliğinin ve değerinin sadece soğuk günlerde okul bahçelerinde söyledikleri andımız ile sınırlı olmadığını öğretmek, onların Türk kahramanlarını, Türk tarihini ve Türk mitolojisini öğrenerek büyümelerini istiyoruz.
Gençlerimizi depolitizasyon masallarından uyandırıp, birinci vazifeleri olan “Türk İstiklalini ve Cumhuriyetimizi sonsuza kadar koruma ve muhafaza etme görevi”ni üstlenmelerini istiyoruz. Onların, kısır siyasi çekişmelerden uzak kalmalarını, ancak milli değerlerimize, ülkemizin geleceğine, milletimizin refah ve mutluluğuna karşı gelişen durumlara karşı duyarlı olmalarını sağlamak, Atatürk’ün Türk gençliğe hitabesini tozlu okul duvarlarından indirip gençlerimizin kalplerine sokmak istiyoruz.
Öğretmenlerimize ve eğitimcilerimize öncelikli görevlerinin vatansever, donanımlı ve bilinçli Türk gençliğini hayata hazırlamak olduğunu, bunun ancak hazırlanacak Milli Eğitim programları ile mümkün olabileceğini, günümüzde sürdürülen testmatik eğitim programları ile sadece emperyalizm hizmetkârı, yarı robot, bilinçsiz nesiller yetiştirebileceklerini öğretmek istiyoruz.
Köylü ve şehirli insanımıza ülkemizin tam bağımsızlığı, milletimizin özgürlüğü ve refahına giden yoldaki engellerin AB, ABD fonları ve kredileri ile sağlanan ulufeler ile değil, ulusal değerlerimize ne pahasına olursa olsun sahip çıkmak ile aşılabileceğini, bunun için mili ekonomi ve milli tarım ve hayvancılık programlarının gerekli olduğunu öğretmek istiyoruz.
Köylü ve şehirli insanımıza ahiret hayatında Cennet’e giden yolun emperyalist işbirlikçileri tarikat ve cemaatlere hizmet veya şeyh ve hocalara kulluk etmek değil, bayrağımız, ülkemiz ve milletimiz için yapılan faydalı hizmetlerden geçtiğini öğretmek istiyoruz.
Polisimize, savcımıza, hakimimize iç güvenlik ve asayişin yanı sıra emperyalist mihrakların oyunlarına duyarlı olmalarını; bilerek ya da bilmeyerek emperyalist müdahalelere alet olmamalarını, Cumhuriyet’in polisi, savcısı, hakimi olmayı öğretmek istiyoruz.
Askerimize ve komutanlarımıza, Cumhuriyeti koruma ve kollama görevinin emperyalist direktiflere uymak ve hizmet etmek değil, ülkemizin milli değer ve menfaatlerini korumak olduğunu, bunun için çok yıldızlı üniforma ve pahalı makam araçlarına gerek olmadığını, gerekirse bu üniformaların da tıpkı Amasya’da olduğu gibi askıya asılabileceğini, yani Cumhuriyet’in askeri ve komutanları olmayı öğretmek istiyoruz.
Günlük siyasi çekişmelerden ve yapay gündemlerden uzak duracak, sadece ve her zaman ülkemizin milli menfaatlerinin savunucusu ve gözlemcisi olacak, büyük Atatürk’ün söylemlerinin aydınlattığı yolda ülkemizin tam bağımsızlığına, milletimizin özgürlüğüne ve refahına doğru yürüyeceğiz.
NE MERKEZİN SAĞI, NE ORTANININ SOLU,
YOLUMUZ ATATÜRK’ÜN YOLU,
ÜLKÜMÜZ BÜYÜK TÜRK ÜLKÜSÜ,
BAŞBUĞUMUZ ULU ÖNDER ATATÜRK,
VARLIĞIMIZ TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN…
TÜM VATANSEVERLERİ DERNEĞİMİZ KURULUŞUNDA YER ALMAYA VE ÇATISI ALTINDA FAALİYET GÖSTERMEYE ÇAĞIRIYORUZ. BU AMAÇLA KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİNİZİ
Bu e-posta adresi spam botlarına karşı korumalıdır, görebilmek için tarayıcınızda Javascript açık olmalıdır
ADRESİNE İLETİRSENİZ SİZE DÖNÜLECEKTİR.
SELAM ve SAYGILARIMIZLA...
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapın veya kaydolun.