Anasayfa

Org. Başbuğ Hükümeti Rahat Bıraksın

Avrupa Birliği'nin Türkiye'de açtığı ihaleleri bir bir kazanarak adı "AB Zengini"ne çıkan Refik Çölaşan'ın sözde Atatürkçü ağabeyi Emin Çölaşan, Org. Başbuğ'a ikinci bir açık mektup yazmış. İlkinde olduğu gibi ikincisinde de, Org. Başbuğ'u yalamış yutmuş.
Türk milletine yaranmak için Avrupa Birliği'ni biraz biraz eleştiren, ama diğer taraftan da tam bir AB'ci olduğunu bildiğimiz Emin Çölaşan, AB'nin ve ABD'nin kendine yüklediği misyon gereği; her sahte Atatürkçünün yaptığı gibi,  Genel Kurmay Başkanlarını göklere çıkarmaktan geri kalmıyor.
Öncelikle, sıradan her Türk vatandaşının-vatanseverinin bilmesi gereken hayati bir gerçek var ki o da şu; Kenan Evren'den sonra yakasında "ABD Liyakat Madalyası" olmayan Genel Kurmay Başkanımız yoktur
İstisnalar kaideyi bozmaz ama hakkını yemeyelim; bir tek isim vardır, o da; birinci körfez savaşında taraf, ya da tarafsız olmayı kabul etmeyerek görevinden istifa eden Trabzonlu, Orgeneral Necip Torumtay'dır. O'nun haricinde, Evren'den sonra gelmiş geçmiş bütün Genel Kurmay Başkanlarımız ABD'ye liyakat göstermiş, yani ABD için uygun ve ABD'ye yaraşır komutanlardır...
Sözde Atatürkçü Emin Çölaşan da, vatansever geçinen her Ali Kemal gibi, kendisi gibi sahte vatanseverleri göğe çıkarmakta kullanılan, bu amaçla mücadele eden sözde bir aydındır.
Emin Çölaşan'a kulak asacak olsanız, Org. İlker Başbuğ 'tam bir Kemalist' ve AKP karşıtıdır...
Oysa Emin Çölaşan, İlker Başbuğ'un değil tam, gerçek bir Kemalist ve de AKP karşıtı olmadığını sizlerden de, bizlerden de çok daha iyi bilmektedir.
"Başbuğ'u sen yorumla" derseniz bana, yorumlarım...
TSK'nın internet sitesinde yayınlanan özgeçmiş bilgilerinde Org. Başbuğ'un da"ABD Liyakat Madalyası" yok. Yani, Necip Torumtay'dan sonra, bu madalyaya sahip olmayan ikinci Genel Kurmay Başkanımız olur kendisi. "Gerçekte var, sanalda yok" da diyebilirsiniz, "madalyasız Amerikancı" da...
Daha dün denebilecek bir tarihte, AKP hükümetini kastederek ve vatanseverlere kaş çatarak "karar alıcıları serbest bırakın" diyen zat, ta kendisidir. Şimdi aynı zat gelmiş, yine medya aracılığı ile vatanseverlere yeni mesajlar gönderiyor; "bir yanda işgal, bir yanda iç isyanlar"...
"Pes ettik, teslim olduk" demenin üstü kapalı halidir bu!
Ne pes etmesi?
Hiç savaşmadın ki?!
Daha dün, sendin "hükümeti rahat bırakın" diyen!
Daha dün sendin "PKK'lıları evlerine dönmeye davet" eden!
'Kıçımın vatanseveri Çölaşan'ın yavşak sızlanmalarının arkasına mı saklanıyorsun şimdi?
Çölaşan'lar, Manisalı'lar, Balbay'lar, Özkan'lar mı kurtaracak şimdi seni?
Sen değil misin TSK'nın başına gelmiş geçmiş en kötü hitabet gücüne sahip olan komutan? Ama yine sen değil misin işgal yanlısı medya tarafından "hitabet gücü yüksek bir komutan" olarak allanıp budaklanan?
Sesi titreyen, gölgesinden korktuğunu dosta düşmana açık eden dört yıldızlı komutan sen değil misin?
Sen değil misin hiç layık olmadığın halde şanlı TSK'nın başına "komutan" sıfatı ile yerleştirilen?
Mustafa Kemal'in kanını taşıyan bizler, hangi maksatla Karadeniz'den mesaj verdiğinizi de çok iyi biliyor, anlıyoruz.
İçinizde biraz olsun, bu halka karşı sevgi ve güven varsa yürekten biliyorsunuzdur; Türk gençliği tüm bu zorlukların üstesinden gelecek, yeni bir çağın kapısını kıracaktır. Öyle, ya da böyle...
Taşeron Amerika'nın yok olduğu bir dünyada üç kuruşluk İsrail'e, İngiltere'ye kim bu denli canla, başla hizmet edecek? Hanginizde var o liyakat?
Bir elektirik şebekesi gibi yurdu saran, vatandaşlarını himayesi altına alan İkinci Gizli Kurtuluş Ayaklanmasından daha gözü pek ne olabilir?
Herkes ayağını denk alsın...

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapın veya kaydolun.